12 Temmuz 2016 Salı

Bağlanmak


Kahraman olmak kolay değil bugünlerde. Kahraman bulmaksa neredeyse imkansız. Ömrüm gerçek kahramanımı bekleyerek geçecek sanırdım. Yazılmış aşk kitaplarında okuduğum ve çekilmiş romantik filmlerde gördüğüm şeylerin; gerçek olamayacak kadar güzel oldukları aşikardı. Anlamak istemiyordum. Aşk vardı ve birgün karşıma geçip "neredesin sen yıllardır" diyerek ayrı geçirdiğimiz günlerin hesabını soracaktı benden. Bu kadar büyülü bir aşk hiç var olmamıştı hayatımda. Bu yüzden öyle çok inandım ki bir gün onu bulacağıma, en çok bu çocuksu inancım zedeledi kalbimi.
Bir kahraman buldum sandım. Başlangıçta doğruydu belki. Nereye gitsem o vardı yanımda eksik kahramanım, yüzüne ne zaman baksam yanımda olmanın ona kattığı mutluluğu görebilirdim. Sıcacık gülümserdi. Sonra birgün anladım ki daha hiç birşey görmemişti bu hayatta. Acıyı henüz tatmamıştı. Her ne kadar kabul etmese de kimseyi sevmemişti henüz. Henüz uğruna canını vermeye razı olduğu bi kalpten kovulmamıştı. Daha hiç kendisi olmamıştı. İnatla kendi olmaya çalışırken farkettim ki tüm yaptığı şey kaçmaktı kendinden.

Birine bağlanmak onu sevdiğine inanmaktan çok daha fazlasıdır eksik kahraman. Birine bağlanmak öncelikle sadece onun için yaşadığını kabullenmektir. Birine bağlanmak onunla el ele sokaklarda dolaşmak değildir, birine bağlanmak onun kokusuna kendini bırakıp uykuya dalmaktır. Uyandığında bunun bir rüya olmadığına ve onun hala yanında olduğuna şahit olmaktır birine bağlanmak. Birine bağlanmak onu hunharca kırmak demek değildir eksik kahraman, onu mutlu etmek için elinden geleni yapmaktır. Birine bağlanmak o gülerken ona eşlik etmek değildir sadece, ağladığı zamanlarda da onun yanında olmaktır. Bağlanmak öyle kuvvetli bir duygudur ki ne aşk ne sevgi bağlılığı elinden alınan bir insanın acısını hafifletemez. Çünkü bağlanmak vazgeçmektir kendin olmaktan. Bağlanmak artık o olmaktır. Her nefesinde onu düşünmek kalbini kırmamak için elinden geleni yapmaktır.

İnsanlar hep alışkanlık sandı birine bağlanmayı. Ben onlara hiç inanmadım. Alışkanlıklar geçicidir bağlanmanın yanında. Bak kendine ne çabuk kurtuldun alışkanlıklarından. Öyle ki sen bile hatırlamazsın bazılarını ama ben unutmadım. Ben çok şey gördüm eksik kahraman. Çok fazla yaşadım belkide. Hiç pişman olmadım nefes aldığımdan ama çok kez istedim almamayı. İnsanın yüreğine hançer gibi saplanır bağlandın şeyin senden koparılması. Öyle çok acır ki için nefes almak anlamsızlaşır. Farkettim ki çok farklıyız seninle eksik kahraman. Sen alışkanlık sandın birine bağlanmayı, bense bir kez daha bağlanırsam kaybolacağımı anladım.

Sen beni bir çeşit alışkanlık sanıyosun hayatındaki. Birlikte uyandığın, birlikte film izlediğin, birlikte yemek yaptığın ya da sohpet edebildiğin. Sen yanılıyorsun eksik kahraman. Sen hislerini ancak ben olmadımda anlayabileceksin. Telefonuna bakıp bakıp mesaj atmasını beklediğin, sosyal medyadan takip edip onu kıskandığın veya yanında olmasını istediğin insan geride kaldı. O alışkanlıktı doğru. Benim yokluğumda bunları yapmayacağını biliyorum. Hatta başlarda o kadar acıtmadı diyebileceksin kendine. Bağlanmak böyle bişey eksik kahraman.
Biri koparıp alır senden onu ve sen hiç bişey olmadı sanırsın. Sonra günler geçmeye devam eder. Taa ki bir gün yolda önünden giden birini bana benzettiğin ana kadar, ya da birlikte gittiğimiz bir cafeye adım attığında orda olup olmadığımı merak edene kadar. Yoldan geçen birinde benim kokumu duyup boğazına bir yumru gibi oturduğunda ayrılık, o zaman anlayacaksın. Bunun aşktan, sevgiden veya alışkanlıktan çok daha fazlası olduğunu ve o günden sonra hissedeceksin gerçekten gitmiş olduğumu.

Bense kaldığım yerden devam edeceğim yaşamaya. Daha fazla kırık daha fazla üzgün ve daha fazla eksik olacağım senden sonra, ama hayatta kalacağım. Çünkü sen olmadığın zamanlarda da böyleydim ben. Kırık yalnız ve mutsuz. Farklı olan tek şey biraz daha acımasız olacağım artık. Biraz daha zor bağlanacağım birine, biraz daha sert olacağım.

İnsanı öldürmeyen acı güçlendirirmiş. Senin buna ihtiyacın var eksik kahraman. Daha güçlü olman gerek, bunun için de biraz daha kırılman gerek. Sana bunu yaşatan insan olmak istemezdim eksik kahraman, sen bunu yaşadıktan sonra hayatına girecek insan olmak isterdim. Sevmeyi öğrendikten sonra beni sev isterdim ama bu mümkün diil. Ben bundan sonra senin hayatında, sana sevmeyi öğreten kadın olacağım. Sense benim hayatımda, bana sevilmeyi unutturan adam olarak kalacaksın. Burda ayrı yollara gidiyoruz eksik kahraman. Umarım yaşadıklarımız eksik olan yanını tamamlamana yardımcı olur. Umarım bir gün o eksik gider ve gerçek bir kahraman olmayı başarabilirsin.

Yazdıklarımı okumanı ve anlamanı istemiyorum senden. Eğer anlayabilecek olsaydın sana bunları söyler ve bize bir şans daha tanırdım ama yaşamadan anlamayacaksın. Her çarpık ve yanlış iliskide gelinen noktadayız seninle, her son gibi buda üzücü ve gerçek. Bir cümlede "ayrılık" kelimesi varsa eğer geriye kalan tüm sözler anlamını yitirmiş demektir. Bu yüzden yazdıklarımın hiç bir anlamı olmadığını biliyorum. 

Sen ve ben eksik kahraman yanlış zamanlarda yanlış yerlerde bulunan iki yabancı gibiyiz. Sen benim için biraz geç geldin hayata, ben senin için fazla erken. Ne ben seni anlayacağım, ne sen beni anlayacaksın. Böyle devam edecek hayat, taa ki bigün başka bir hayalde birbirimize rastlayana kadar. Sonsuzlukla kal.(E.F.)

Hiç yorum yok: